Archive for the ‘Eğiticinin Eğitimi’ category
Dijital Çağda Eğitim Sempozyumu
Türkiye Özel Okullar Birliği Geleneksel Sempozyumları’nın onbirincisi “Digital Çağda Eğitimde Fırsatlar ve Sorumluluklarımız” temasıyla 26-28 Ocak 2012 tarihlerinde bu yıl Çeşme Sheraton Otel’de gerçekleştiriliyor. Programa buradan ulaşabilir, bu adresten canlı olarak izleyebilirsiniz. . . Kaçıranlar sonuç bildirgesi ve sunumlara bu adresten ulaşabilirler. . {lang: ‘tr’}
Taames (Kişisel bir öğrenme deneyiminden notlar) – Ali KOÇ
Bu çok güzel yazı Sn. Ali KOÇ‘un blogu‘ndan alınmıştır. . ” Taames geliyooor koşun… duymaktan en hoşlandığım çocuk çığlığıydı. Doğduğum ve çocukluğumu geçirdiğim köy bana her zaman çevredeki en özel köy olarak gelmiştir. Köyü özel yapan özelliklerin başında da sanırım başka hiçbir köyde görmediğimiz Taames adı verilen Muhtar Osman Emminin kamyonu geliyordu. Köyün bütün taşıma [...]
Fatih Projesi – Ağustos – Kasım 2011
Fatih Projesi‘ni merakla takip etmemek mümkün değil. Bir süredir biriktirdiğimiz yazıları – olabildiğince kısaltarak – tarih sırasıyla aktarmak istedik. Projedeki gelişmeleri, imkan ve sorunları genel hatlarıyla bu yazılardan takip edebilmek mümkün. (Bu kısaltmalar sırasında derlememizin bilimselliğini – alıntı yapılabilirliğini – kaybetmiş olduğunu belirtelim. Bu amaçla çalışma yaparken yolu düşen okuyucularımızın her bir yazının başlığına iliştirdiğimiz [...]
7 Bin Yıl Sonra Tabletlere Dönüyoruz
İnsanlık yedi bin yıl önce tabletlere yazardı. Yakında öğrenciler yine tabletlere yazıyor olacaklar :) Hindistan her öğrenciye dağıtılmak üzere 25 dolarlık tablet bilgisayarlar üretmeyi hedefledi. Bunun olamayacağını düşünen çoğunluğun bakışları altında maliyeti 35 dolar kadar indirdi ve kalanı sübvanse ederek yoluna devam ediyor. Ardından, Güney Kore tüm okullarda kitapsız, tablet bilgisayarlar üzerinden eğitim modeline geçtiğini [...]
Güney Kore Tamamen Dijital Eğitime Geçiyor
Dijital eğitime geçiş sürecini başlatan Güney Kore, 2015 yılından itibaren hiçbir okul kitabı kullanmayacak Birçok ülkede elektronik tahtalar, projeksiyon cihazları, ses ve video kaydediciler eğitime destek için devreye sokulmuş durumda. Ancak Güney Kore hükümeti 4 yıl içinde tüm basılı ders kitaplarını ortadan kaldırarak bu alanda bir ilki gerçekleştirecek. . . BTnet.com.tr‘nin aktardığı habere göre tüm [...]
Süreç Yaklaşımlı Eğitim
Yazılımlar için açıklayıcı kitaplar veya internet kaynakları bulmak mümkün. Peki bunlar gerçekten “eğitim” kavramı içinde mi duruyorlar? Bana pek öyle gelmiyor. Bir yazılımın kullanımını konu edinmiş fakat -yaygın eğilime uygun olarak- o yazılımın “sınırları” dışına hiç “taşmıyor” iseniz, aslında eğitim sağlamaktan çok o yazılımın ayrıntılı bir “özellikler tanıtımını” yapmaktan öteye gitmiyorsunuz demektir. Özellikle “bilgisayar okur-yazarlığı” [...]
Çember Tamamlandı !
Teknoloji ve bilişim yapısı gereği, eğitim kavramı ile bu denli iç içe iken, belki de insanlık tarihinde ilk kez, öğrencinin öğretmeninden daha ileri ve donanımlı olmasında sizce de bir gariplik yok mu ?
Eğiticinin Eğitimi ve E-Learning – 1
Eğiticinin eğitiminde bilgisayar teknolojilerini konu ediyorsak, daha fazla kaçmanın imkanı yok, e-learning alanına da el atmamız gerekiyor. Görsel malzeme üretme konusunda bir hayli yol aldık. Hani neredeyse kendi belgesellerimizi oluşturacak asgari bilgi birikimini bir kenara koyduk. O konular işlenmeye tabi ki devam edilecek ama artık bu malzemeyi PowerPoint’in dışında, e-learning yazılımları altında paketlemeye de başlamak gerek.
Eğiticinin Eğitimi ve Flash
Geçenlerdeki bir yazımızda vidobu servisini tanıtırken, burada Flash öğrenmeye başlamanızı önermiştim. Sonradan düşündüm de bu yazılım hakkında biraz daha konuşmak gerekirdi. Bir süredir ortaya atılan “Flash devrini kapıyor mu?” tartışmaları bizim için geçerli değil.
Eğiticinin Eğitimi – Araştırma Rehberliği
Günümüzde bir araştırmaya ihtiyacımız olduğunda artık hepimiz hemen Google’a sarılıyoruz. Gelin görün ki, internete gelen en yoğun ve haklı eleştiri tam da bu noktada odaklanıyor. Aradığınız her konuya ulaşabiliyorsunuz ama bunların çoğu doğru ve güvenilir bilgi değil.
Kurumsal Eğitimler ve Yönlendirme
Kurumsal eğitimlerin süresi daima sınırlıdır demiştik. Bu süre zarfında tamamı aktarılabilecek konular vardır tabi ki. Genellikle kurum içi teknik bir sürecin veya bürokrasinin nasıl işlediği gibi.
“Eğiticinin Eğitimi” Mi, “Etkili Sunum Teknikleri” Mi?
Sitemizin adının “Eğiticinin Eğitimi” olmasına karşın, içeriğin daha çok -ve şimdilik- sunumlar etrafında geçmesi yanıltmasın aman… Giriş yazımızda belirttiğimiz gibi bu site, vermekte olduğumuz “Eğiticinin Eğitimi” seminerleri sırasında, niteliği gereği ayrıntılarına fazlaca girilmeyen, buradaki türden konularda kendilerini yalnız bırakmamak, destekleyebilmek adına katılımcılarımız için dışarıda bir yerlerde, rahatça ulaşabilecekleri bir yardımcı kaynak oluşturmak üzere hazırlanmaktadır.
“Eğiticinin Eğitimi” Eğitmeni Olmak
Elbette ben de internette sık sık gezinir ilgi alanlarıma dair yeni kaynaklar ararım. Yoluma çıkanlardan çoğu zaman etkilenir, bazen düşünür, e bazen de kızarım.
Eğiticilikten, eğitimci olmaktan bahsediyoruz ya… En zoru eğiticinin eğitimi eğitmeni olmaktır.
Kitap : Eğitim Becerilerinin Geliştirilmesi, Eğiticinin Eğitimi – Prof. Dr. İsmet BARUTÇUGİL
“Eğiticilerin Eğitimi”nin örgün eğitimle bir ilgisi yoktur. O daima ‘kurumsal’ ve ‘kişisel’ bir etkinliktir. Katılımcılarımızın eğitimden çıkıp doçentlik sınavına koşmayacaklarını unutmamalıyız. Dolayısıyla kıymetli zaman uzun uzadıya konunun tarihi, kuramlar, yaklaşımlar, yorumlar, öncü ve artçılarla doldurulmamalıdır.
Kurumsal Eğitimler için Eğitim Değerlendirme Formu
Her eğitimin ardından katılımcılara bir anket (değerlendirme formu) dağıtılması ve sonuçların ilgili kuruma raporlanması gerekir.
Ben şunu kullanıyorum:
İhtiyaç duyulan tüm açıklama, soru ve boşlukların tek sayfaya indirgenmiş olması onu dolduran için de değerlendiren için de büyük kolaylık sağlıyor ve daha şık duruyor.
“Eğitimcinin Eğitimi” Mi, “Eğiticinin Eğitimi” Mi?
Eğitim uzmanı olarak görev yapan arkadaşlarımızın da, katılımcılarımın da sıkça sordukları bir konuya netlik getirmek isterim; “Eğiticinin eğitimi”, “eğitimcilerin eğitimi”, “eğitim becerilerini geliştirme”. Bu isimlendirmeler aynı anlamı mı ifade ediyorlar? Eğer öyle ise neden bu kadar çeşitli isim?
U3 Flash Bellek
Daha önce eğitimlerimi flash bellek veya CD üzerinde taşıyıp vermeyi sevmediğimden ama yine de bu medyalar üzerinde birer yedek bulundurmaktan geri durmadığımdan bahsetmiştim. Sevmiyorum, çünkü genellikle sınıfta unutuyorum ve benim için kıymetli bilgiler kolayca başkalarının eline geçiveriyor. Hadi benimkiler bir derece ama temsil ettiğim kurumun binbir emek ve masrafla yarattığı dokümanlar için sorumluluğum var.
Çağdaş Eğitim ve Teknoloji
Bu hikaye tamamen gerçektir ve kahramanı da ablamdır. Yeğenimin dışarıda olduğu bir günde internete girmek istemiştir. Bilgisayar telefon tarifiyle açılıp sıra internete geldiğinde yeğenim fare ile ekrandaki bir şekle tıklamasını ister. Başarısız ilk denemenin ardından, tıklamanın “iki kez ve hızlıca” yapılması gerektiğini söylediğinde aldığı yanıt şudur “Yavrum, cam kırılmasın sakın”
Kürsü – 1
Varsa tabi… Bazen ortada sadece bir yükselti vardır. Bazen o da yoktur.
Bazen alçak bir sehpa bulunur. Eğilip kalkmaktan bir hal olursunuz. Ama bazen, şık bir kürsünün üzerinde suyunuz, mendiliniz hazır düzenlenmiş sizi beklemektedir. Fakat bu en iyisinde bile…
Neden o kürsüler daima el kadardır Allah aşkına…
Deplasman – Bir Eğitimcinin Alet Çantası
Kurumsal eğitimler veren bir eğitimcinin kaderi hep deplasmanda olmaktır. Bu öyle kötü bir şey, bir haksızlık falan değildir ama. Hiç bir zaman yuhalanmazsınız. Aksine, her zaman saygı, hoşgörü ve öncelikler yaşarsınız. Seminer vereceğiniz yer bir turizm merkezinde beş yıldızlı tesis de olabilir, bir iş merkezinin kalorifer dairesinden bozma personel kantini de…
Eğitim Mi, Tartışmalı Toplantı Mı?
Katılımcılarınız aynı kurumda çalışmakta ama genellikle farklı yerlerden gelmektedirler. Aynı ortak konu için ilk kez bir araya gelinmiştir. İster istemez, o konunun kurum içindeki durumu tartışılmaya başlanmıştır bile. (Zaten yabancılar arasında iletişime geçmenin en klasik başlangıç noktası “ortak konu” değil midir?) Böyle olunca eğitiminiz hızla, bol tartışmalı, hararetli, bazen de kutupların oluştuğu elektrikli bir toplantıya dönüşebilir. Aman dikkat ! Tehlike çanları çalmaya başladı bile…



















