Taames (Kişisel bir öğrenme deneyiminden notlar) – Ali KOÇ


Bu çok güzel yazı Sn. Ali KOÇ‘un blogu‘ndan alınmıştır.

.

” Taames geliyooor koşun… duymaktan en hoşlandığım çocuk çığlığıydı. Doğduğum ve çocukluğumu geçirdiğim köy bana her zaman çevredeki en özel köy olarak gelmiştir. Köyü özel yapan özelliklerin başında da sanırım başka hiçbir köyde görmediğimiz Taames adı verilen Muhtar Osman Emminin kamyonu geliyordu. Köyün bütün taşıma işlerini yaptığı gibi haftada iki gün Pazartesi ve Perşembe günleri il ve ilçe pazarına alışverişe giden köylüleri taşırdı. Bezle örtülü kasasına doluşan köylüleri şehir pazarına götürür dönüşte de heyecanla bekleyen biz çocukların sevinç çığlıkları arasında çeşmenin başına yanaşırdı. Taamesin kasasından inen babaanne ya da dedelerle birlikte sepeti eve taşımak ve evde onları boşaltmak bir rituele donüşürdü. Ne çok şey alırdı o sepetler ve çoğunluk en dipte güzel bir süpriz beklerdi bizi. Köyün çocuklarının köyün dışına ilk yolculukları da çoğunlukla Taamesin kasasında olurdu. Taamesin kasasında şehre yapılan yolculuk yetişkin olma yolunda ilk adımdı. Taamese binerken ya da inerken izlediğimiz büyüklerin yanında şehre doğru yapılan uzun yolculuklarda berber koltuğuna oturan çocuğun ciddiyeti gelirdi yüzümüze. Dik yokuşlarda neredeyse durma noktasına gelen bir yavaşlıkla ilerlesede Taames asla yolda bırakmazdı.

.

Acılar dünyasına hoşgeldin… İlk izlediğim andan itibaren tutkuyla bağlandığım Büyük Lebowski filminin en önemli repliklerindendir. Amerikan orta sınıfını anlatan bu kült filmin baş kahramanı kendisine Lebowski diye değil Ahbap diye hitap edilmesini ister.

.

.

Ahbap, Ahbaplık toplumsal kültürümüzde uzun süreli arkadaşlık ve yoldaşlığın ifadesi olarak kullanılmıştır. Ahbaplık etmek geçmişin uzun yolculuk süreleri düşünüldüğünde en önemli becerilerdendi. Yolculuğun başından bitinceye kadar geçen sürede her türlü badireyi birlikte atlatmayı ve yolculuğu keyifli hale getirmeyi başarırsanız “Ahbaplığı iyidir” ünvanını alırdınız.

.

Büyük Lebowski’nin Türkçe dublajında kullanılan Ahbabın İngilizce karşılığı olan “Dude” Amerikada 1960 larda dayanıklılığı ve uzun yolculuklarda sorun çıkarmaması nedeniyle Thames kamyonları için kullanılan bir ifade. Bu tanıma koçluk üzerine yaptığım bir inceleme sırasında wikipediada rastladım.Herhangi bir kamyon markası olarak bende herhangi bir iz bırakmayan bu kelimeyi not alırken birden farkettim ki bizim “Taames” bu.

.

Koçluk üzerine bişeyler okumaya çalışırken Büyük Lebowskiye ulaşmak oradan Ahbapa oradan da köyümün kamyonu Taamese ulaşmak. Öğrenme böylesi deneyimleri yaratan bir yolculuk. Koçlukla ilgili öğrenme sürecim Taamesi bana hatırlattığı andan itibaren farklılaştı. Artık benimle ilişkili bir bilgiye sahip olacağımı hissettim ve bilgiye yabancılaşmadım. Öğrenme sürecinde yaşadığımız duygu ya da deneyim ne kadar eski bir deneyim ya da duygumuz ile ilişkilenirse o ölçüde kendine güçlü bir dayanak buluyor ve kalıcı öğrenmeye dönüşüyor. Eğitimciler bilginin kendisine değil öğrenciye yaşattığı deneyim ve duyguya odaklanırlarsa sanırım daha kalıcı öğrenmeler gerçekleştirebilecekler.”

.

Wall Street Institute

2 Comments

  1. Ali KOÇ diyor ki:

    Merhaba
    Sitenizde bloguma ait bir yazıyı görmenin mutluluğunu yaşadım. İlginiz için çok teşekkür ederimç,

    Ali KOÇ

  2. admin diyor ki:

    Ali Bey, asıl biz teşekkür ederiz. Yazılarınızın sürekli takipçisiyiz.

Yorum, Katkı ve Sorularınız