Çember Tamamlandı !


Devamlı okuyucularımız bilirler. Her yüz yazıda ve her yıl dönümünde bir muhasebe yapıyoruz. Bu yazıda da yapacağız ama bu kez ne yıl dönümümüz olduğu için, ne de yeni bir “dalya” nedeniyle değil. Bu defa “çemberi tamamlamış” olduğumuz için !

“Bu ne demek” diyeceksiniz…

.

.

Bilişim teknolojilerinin eğitime sağladığı en büyük katkı müfredatın artık “tecrübe edilebilirliğe” varan ölçülerde görselleştirilebilmesi, gerek sınıflarda gerekse de uzaktan, kolayca ve etkileşimli paylaşımı ile ilgili. Biz de eğitimciler için bu kapsamda “yazılım, donanım, sunum” parolasıyla yola çıkmıştık.

Karşımızda iki temel sorun duruyordu. Birincisi görselleştirme, diğeri ise bunun aktarımı, yani sunumu

Görsellik için resim, video ve canlandırmaları masaya koyduk.

.

Eğitimler için Görsel Malzemeyi Toplamak / Oluşturmak

.

İnternette resim aramanın inceliklerini;
Kaydedilemeyen resimleri “capture”lamayı;
Filmlerdeki sahneleri resim olarak kaydetmeyi;
Basılı dokümanlardaki resimleri bilgisayara aktarmayı (scan) işledik.
Kullanım ve saklamak için uygun video formatlarını, sıkıştırma (codec) ve dönüştürme (convert) araçlarını gördük.
İnternet’ten video indirmeyi;
Sinema filmlerinden parçalar alabilmeyi;
TV yayınlarını kaydetmeyi;
Temalı bilgisayar oyunlarından görüntü almayı;
Bilgisayar ekranımızı video olarak kaydetmeyi öğrendik.

.

Malzemeyi İşlemek

.

Malzemeyi toplama konusunu hallettiğimizde sıra onları işlemeye geldi.

Resimleri temizlemeyi, transparan ve hareketli gif formatlarına dönüştürmeyi, videoları kesip – birleştirmeyi, görüntüleri üst üste bindirmeyi, istenmeyen bölgeleri temizlemeyi efektler uygulamayı, geçişler vermeyi, yavaşlatıp – hızlandırmayı, üzerinde işaretlemeler, hatta jenerikler yapmayı, velhasıl montaj işlerini de bir kenara attık.

Deyim yerindeyse kendi “belgesellerimizi” oluşturacak aşamaya geldik.

Tüm bu yazılım işlerine girerken, yanlış yapmaktan korkmayalım, cesaretimiz artsın diyerek bilgisayarımızın bir yedeğini (imaj) almayı dahi ihmal etmedik.

.

İçeriği Aktarmak

.

Toplama ve işlemeyi öğrendikten sonra sırada bu içeriği aktarma konusu vardı.

Tabi ki, en uygun, en güçlü, en bilinen sunum programı PowerPoint’i merkeze yerleştirdik. Başka yerde bulunmayacak bir çok püf noktaları işledik, örnek sunumlar yarattık veya bulup paylaştık.

Derken, yavaş yavaş Flash’ın gücüne göz diktik. Flash materyali “etkileşim” özellikleriyle birlikte PowerPoint’e ekleyebildiğimizi gördüğümüzde gücümüz katlanarak arttı. PowerPoint’i de Flash’a çevirebildiğimizi öğrendik. Sunum konusunda da epeyi ilerlemiştik amma…

… Ama adına “e-learning” denen, sadece koca koca firmaların, kalabalık ekiplerle altından kalkabildiğini izlediğimiz, ürkütücü topraklarda duran bir zirve nokta vardı ki, ne kadar “ulaşılmaz” görünse de bir sonraki durak artık oydu. İyi de, biz yola çıkarken, bilişim teknolojilerinin artık eskisi gibi “anlaşılmaz” uzmanlık işleri olmaktan çıktığından, artık ne kadar “kullanıcı dostu” olduklarından, herkesin ulaşabildiği bir noktada durduklarından dem vurmuyor muyduk ! Şimdi “bu bizi aşar” demek kendini inkar olurdu. Ne yalan söyleyeyim, “inşallah mahcup olmayız” diyerek girdik işin içine. Neyse ki bir kez daha, bilişim teknolojilerinin geldiği nokta itibariyle, günümüzde tek başına bir eğitmenin dahi, güle oynaya bir e-learning projesinin altından kalkabileceğini gördük. Google’ın yalancısıyız ama 90’lı yıllardan itibaren hep kendisinden bahsedilen e-learning uygulamaları için, görebildiğimiz kadarıyla, 20 yılın ardından tek Türkçe kaynağı sunmuş olduk.

.

1,5 yıl ve 242 yazıdan sonra artık çember tamamlandı :)

Şimdi ne mi olacak ?
Tabi ki, devam…
Teknoloji bu…
Her altı aydı bir kendini yeniliyor.
Bilişim derseniz…
Ucunu kim görmüş ?

Teknoloji ve bilişim yapısı gereği, eğitim kavramı ile bu denli iç içe iken, belki de insanlık tarihinde ilk kez, öğrencinin öğretmeninden daha ileri ve donanımlı olmasında sizce de bir gariplik yok mu ?

İş çok !

.

Wall Street Institute

2 Comments

  1. Tolga ER diyor ki:

    Emeklerinize ,yüreklerinize sağlık.Paylaşmak erdemdir…

  2. admin diyor ki:

    Teşekkürler Tolga Bey.

Yorum, Katkı ve Sorularınız