Sunum Nedir?


Peşin peşin uyarayım; akademik anlamda bir ilginiz yoksa bu yazı çok sıkıcı gelecektir.

.

Bunca zamandan sonra işin tanımına dönmek garip ama bu kavramı yanlış kullanıyor olma ihtimali aslında beni sürekli rahatsız eden bir konuydu. İnterneti karıştırdığınızda bir çok yerde karşınıza çıkacağı üzere, “lokantada garsonun yaptığı servisin” bile sunum örneği olarak gösterilmesi karşısında bir şeyleri yerli yerine oturtmak gerekmiyor mu ?

Kendimde beni rahatsız eden konuya gelince, sunum ile sunuyu hep aynı kelimeyle ifade ediyor olmamda bir terslik olmalı. Eğer var ise bunu her şeyden önce benim yapmamam gerekiyor. Hem eğitimlerim nedeniyle, hem de sunumları konu edinmiş bir sitenin editörü olarak… Aslında kendimi avutmam gerekirse, baktım da, bu kavramlar için hangi otoriteler ne hatalar yapmıyorlar ki… Bu da ortadaki tanım ihtiyacına işaret eden bir başka gösterge…

Önce “tanımın tanımını” yapmak gerek. Bir tanım, çok meşhur ifadeyle “efradını cami, ağyarını mani” olmalıdır. Yani ilgili her şeyi kapsayan, ilgisiz her şeyi dışarıda bırakan. Bir de olabildiğince kısa; mümkünse tek cümle.

.

Mevcut Tanımlar

Bakalım, sunum konusunda kim nasıl bir tanım yapmış.

.

.

Öncelikle konunun en önemli otoritesi Türk Dil Kurumu‘nun tanımı ile başlayalım

“a. 1. Sunma işi. 2. Bir bildirinin çeşitli yollarla dinleyenlere aktarılması”

Kusura bakılmasın ama her tarafından dökülen bir tanım. Bu tanımı okuyan birinin zihninde, örneğin, “bir hükümet bildirisinin radyo veya TV’de yayınlanması” canlanırsa hiç de haksız sayılmaz.

.

Wikipedia’dan eli boş dönüyoruz. Henüz bir sunum sayfası oluşturan çıkmamış. O da bizden istiyor :)

.

Başka sözlükler deneyelim. Google’da sırayla sözlüklere bakıyorum.

.

Sozluk.net : Aradığınız kelime veri tabanında bulunamadı diyor.

.

Turkcesozluk.org : Sunum : Lokma, parça diyerek sadece “yemek” alanındaki anlamını vermiş.

.

Dil Derneği Türkçe Sözlük Bir kişiye ya da topluluğa belli bir konuda bilgi sunma olarak tarif ediyor.

En derli toplusu buydu ama hala bir eksiklik var. Bizim anladığımız anlamdaki sunumda bir de materyal desteği olmalı. İşin içinde destekleyici materyal yok ise topluluğa karşı yapılan her konuşmayı, açıklamayı sunum saymamız gerekirdi.

.

Pratik sözlük (com)sunum kelimesi için geçerli çeviri bulunamadı” diyor.

.

Google’da doğrudan “sunum nedir?” araması yaptığınızda sırayla karşınıza şu tanımlar çıkıyor.

.

Bir akademisyenimiz “Bir mesajı iletmek amacıyla gerçekleştirilen sözlü ve / veya görsel iletişimdir” olarak tanımlamış.

Bu tanım kavramın temel karakteristiklerini barındırmıyor Aslında iletişimin tarifi yapılmış desek daha doğru. İletilen şeyi “mesaj” tam karşılamıyor. Sadece sözlü iletişim ise bir mesaj taşıyan her sözlü iletişim sunum olmayabilir. Görsel işin içine karıştığında materyale yaklaşılmış ama sunum materyali sadece görsel olmak zorunda değil.

.

Bir başka sitede “Sunum, iletmek istediğiniz mesajları karşı tarafa direkt olarak anlatmaktır” deniyor.   :)

.

Başka birinde, “Bilgileri yenileyen, pekiştiren, hatırlatan, önemli noktaları öne çıkaran; bir çalışma sonucunu açıklayan; laboratuvar araştırmalarını sunan, anket sonuçlarını ifade eden; önemli olay ve olguları dile getirmek üzere yapılan konuşmalara sunum adı verilir.” denilmiş ki, baştan sona yanlışlıklar, çok gereksiz sınırlamalarla dolu.

.

Bir diğerinde “Sunum: Güncel herhangi bir konu hakkında herhangi bir grup ya da topluluğa bilgi vermek amacıyla yapılan etkinliklerin tümüne verilen addır” denilmiş.

Bir kere güncel olma şartı yok. Grup ya da topluluk şartı da yok. Tek kişiye de sunum yapılabilir. “Etkinliklerin tümü” de doğru olmamış.

.

Sunu, uzun araştırmalar ve çalışmalar sonucunda elde edilen sonuçların, başka insanlara takdim edildiği ve bilgilendirildiği vasıtalardır tanımı ile bir başka sitede karşılaşıyoruz.

Konuya sadece kendi dünyasından bakan bir akademisyen yaklaşım olmuş. Aslında bu safiyane (ve bir o kadar dert yüklü) yönü hoşa gitmiyor değil ama doğru ve evrensel olmaması akademik geleneğe uymamış.

.

Size de hafakanlar bastığını tahmin edebiliyorum.
E, boşuna dertlenmiyorum demek ki… Ortada bir sorun var.

.

Böyle, önüne gelene vurup biçtikten sonra artık kendi tanımını öne sürmek cesaret ister ama üzerinde sayısız değişiklik yapıldıktan sonra “şimdilik kaydıyla” beni tatmin eden şu sonuca ulaştım. (Hala da tek kaşı kalkık bakıyorum aslında)

.

Sunum: (İş Yaşamı, Eğitim)

Destek duyusallar içeren, hazırlanılmış bilgi veya mesaj aktarımıdır.

Başta, “destek materyal” demiştim ama Türkçe olmaması canımı sıktı. (Materyal için TDK “Gereç” demiş ama burada yerini tutmuyor) Eşdeğer bir kelime bulunmadığında onun yerine açıklamasını koysak ve “görsel, işitsel malzeme” desek yeterli değil. Yeri geldiğinde bir “koku” veya “tat” da sunum materyali olabilir. Demek ki oraya “5 duyumuzla algılayabileceğimiz her şey” anlamına gelen bir kelime bulunması gerekiyordu. “Duyusallar” bana şimdilik uygun geldi.

Aktarılan şeyin “bilgi veya mesaj” olması, bunun vurgulanması önemli. Aksi takdirde bir illüzyonistin bütün o malzemeleriyle yaptığı sihir gösterilerini de sunuma katmak gerekecek. Oysa o bir “gösteri”, sunum değil. Sonuçta o da sunuluyor ama sunulan her şey aradığımız anlamdaki sunum değil.

Hazırlanmış, yani önceden kendi içinde “organize” edilmiş bir eylem olması da gerekiyor.

Hedeflenen amaç (bilgi veya mesaj aktarımı) doğrultusunda konunun gerekleri de farklılaşır.
Aktarılan şey “bilgi” olduğunda eğitim, kurs, brifing (bilgilendirme), seminer vb. sunumları; aktarılan şey “mesaj” olduğunda da tanıtım, reklam türü sunumları anlamak gerekecek. Bunu takiben aralarındaki farklılaşmaları ele alınabilecek.

.

Sunu Nedir?

Sanırım, eli yüzü düzgün bir “sunum tanımı” ortaya çıkmış görünüyor ama benim asıl derdim “sunu”ya da bir gömlek giydirebilmek. Bu kelimeden benim anladığım, sunum’un içinden insan unsurunu çektiğinizde geriye kalan şey, insansız aktarılan sunum…  Tam doğru olmadı aslında. Sunum’un içinden insan unsurunu çıkardığınızda geriye, belki doğru sıralamada ama insansız hiçbir anlam ifade etmeyen malzeme yığını da kalabilir. Demek ki, İnsansız haliyle de bilgi veya mesajı aktaracak kadar bütünlük arz eden, organize,  “kendine yeten” olma şartı var.

Vardığım sonuç şu:

Sunu (Bilişim) : Bilgi, mesaj iletiminde bir insan aktarımına ihtiyaç olmaksızın, etkileşimsiz, kendi kendisini sunan görsel ve işitseller bütünü.

(Etkileşimli olursa e-learning olurdu)

Burada tüm “duyusallar” yerine sadece görsel ve işitselin yeterli olduğunu, koku, tat ve dokunma duyularına gerek olmadığını düşünüyorum.

Sonuç olarak, sık sık SlideBoom’dan seçtiğimiz ve “sunum örnekleri” başlığı ile verdiğimiz tüm o çalışmalara “sunu örnekleri” dememiz gerekiyor aslında.

Biraz daha düşüneceğim ve konuyu dağıtmamak için, vardığım sonuçları yeni yazılarda değil, bu yazıyı değiştirmek suretiyle işleyeceğim.

Vardığım sonuca göre, bütün o eski yazıları tek tek elden geçirip düzeltmek zorunda kalma düşüncesi de ürkütmüyor değil…

Wall Street Institute

4 Comments

  1. Taha Enes Kurtulmuş diyor ki:

    Bütün makaleleri aynı kişi mi yazıyor, yoksa birden fazla kişi admin hesabını birden mi kullanıyor?

    Bu arada, makale harika olmuş. Ödevimde yardımcı olduğunuz için teşekkür ederim.

  2. Taha Enes Kurtulmuş diyor ki:

    “Sunu (Bilişim) : Bilgi, mesaj iletiminde bir insan aktarımına ihtiyaç olmaksızın, etkileşimsiz, kendi kendisini sunan görsel ve işitseller bütünü.”

    ‘sunan’ yerine ‘sunabilen’ daha doğru olmaz mı?

  3. admin diyor ki:

    Harika !

  4. admin diyor ki:

    İki kişi, ikisi de admin olarak yazıyor. (Aslında her yazı iki kiyinin ortak çalışması denebilir) Ama okuyucularımızdan gelen makaleleri onların adıyla yayınlıyoruz tabi.

Yorum, Katkı ve Sorularınız