Kitap – Tongue Fu Sözlü Dövüş Sanatı – Sam HORN


Boyner Yayınları / Kişisel Gelişim Dizisi (289 s.)

Yanlış isim, Doğru Kitap

İlgi duyduklarınızın yanı başında sürekli gözünüze takılıp da sırf ismini itici bulduğunuz için burun kıvırdığınız kitaplar oldu mu? Bir tanıdık, beğeneceğim iddiasıyla koltuğuma sıkıştırana kadar onlardan biriydi Tongue-Fu… (Okuyunca en azından isim konusunda yazarın pek de kabahati olmadığını öğreniyorsunuz. Kendisi bu kavramı sözlü “savunma” anlamında kullanıyor, “dövüş” değil) Çeviri sonrası ismiyle içeriği bu kadar çelişkili hale gelmiş bir kitap daha bilmiyorum. Bunu eserin o biraz dağınık, biraz öksürüklü tarzının çeviri esnasında da pek yardım göremediğine bir işaret daha mı saymalı yoksa yazarın kendi anlatışıyla, yayıncıların “çok daha iyisini yapabilirsin” diyerek metni birkaç kez geri çevirdiklerinden yola çıkıp çevirmene geçmiş olsun mu dilemeli ?
.
Bayan Sam Horn, Hawai Üniversitesi’nden aldığı teklif üzerine “zor insanlarla başa çıkma” konulu bir eğitim notu hazırlayıp öğrencilerin karşısına çıkarak başlıyor kitabın temellerini atmaya. Aslında kendisiyle ve çevresiyle barışık pek çok insan için zaten doğal hayat tarzı olan bir yaklaşımın üstüne bir isim basarak, neredeyse her satırında “yeni ve derin bir felsefe akımı” imiş gibi gösterme çabası da itici gelmiyor değil.

Nedense kişisel gelişim kitaplarının çoğunda bu “çığır açma” hevesi baskındır. Bunu başka bir yazıya bırakıp konuya dönmeden önce belirtmeliyim ki, örneğin, zekanın ölçümü, türlerinin açıklanması, beynin fonksiyonları, öğrenme stilleri gibi bilimsel bir temele, yeni bir gelişmeye, hatta basitçe, bir araştırmanın sonuçlarına dayananları diğerlerinden özenle ayırmaya çalışıyorum. Akdeniz insanının ilgisini ancak 90 saniye, Kuzey ülkelerinde yaşayanların ise dört dakikaya kadar koruyabildiklerini gösteren bir araştırmadan yola çıkarak, eğitimlerinin de buna uyarlanmasını öngören yaklaşımları dikkate alabilirim örneğin. Ama kerameti kendinden menkul bir “guru” eliyle “çığır açan” bu gibi kişisel gelişim kitaplarını ise kabuğunu soyarak yemelisiniz. İçlerinde her zaman eğitimlerinizde kullanabileceğiniz birbirinden renkli ve çarpıcı bol bol örnekler, yaşanmış hikayeler vardır çünkü.

Konumuza dönersek, kitap her kişilikten insanı “İstanbul beyefendisi” olmak konusunda eşit derecede ikna ediyor. Bu çizgiye ne kadar yakın idiyseniz –aradaki mesafenin kısalığı oranında- gariptir, o kadar az etkileniyorsunuz. Ne kadar uzaktaysanız da o kadar çok… Bu aslında başlı başına bir büyük başarı. (Fazlasını beklemek haksızlık olurdu) Peki sizin o çizgiye ulaşmanızı sağlayabiliyor mu derseniz, hayır. Özellikle en uzakta olup da en çok etkilenenleri bayağı zorlu bir çabanın beklediğini düşünüyorum. 48. sayfaya “sıkıştırılmış” minik bir paragrafta, kitapta yazılanların yere, zamana, ortama göre işe yarayacağını, yoksa bunların birer matematik formül olmadığı da belirtiliyor zaten. Nitekim, birkaç yerdeki “formül” ihdas etme denemesi de zayıf kalıyor.

Kitabın “mükemmel”den “gereksiz”e uzanan bir yelpazede herkes için anlamı farklı olacaktır.

Kimler Mutlaka Okumalı ?

İnsanlar tarafından sürekli incitildiğinizi düşündüğünüz, sizi üzen bir yönünüz varsa (uzun olmak, şişman olmak vb) bu kitap hayatınızda çok büyük pozitif değişimler yaratabilir.

Müşteri ilişkileri konusuyla uzaktan yakından ilgili konumlarda çalışan herkes için yine mutlaka okunması gereken bir kitap.

Çevrenizde aksiliği ile tanınan bir yakınınız varsa ona da okutmalısınız. Hiç değilse “doğru yolun başına” getirilip bırakılmış olacaktır.

Biz eğitimcilere gelince…

Sanırım şimdi şaşırtacağım ama, mutlaka edinilmesi gereken bir kitap.
Genelde tüm eğitimciler için “özlü sözler” özelde ise iletişim eğitimi verenler için “örnek hikayeler” cenneti. Yalnız, benim düştüğüm hataya düşüp önemli yerleri çizerek okumayın. Gereksiz yerleri çizmek daha kolay olurdu. Şimdi müsaade ederseniz, henüz bitiremedim ve çizmem gereken daha çok yer var… Derlediği bunca malzeme için Sam Horn’a yürekten teşekkürler…

Bu arada yazarın “Okulda Tongue Fu” isimli bir kitabı daha çıkmış ki, artık almak farz olur.

 

Wall Street Institute

Yorum, Katkı ve Sorularınız