Acronis ile İmaj Almak 1


Bu blog’u “Eğiticinin Eğitimi” seminerlerimize katılanlar için bir destek kaynak olarak hazırlamaya başladığımızı ilan etmiştik. Dolayısıyla, ziyaretçi sayımızın günde birkaç kişiyi geçmesini beklediğimizi söyleyemem. Ama geldiğimiz noktada ayda 4 binlere yaklaştığını görmek bizim için de şaşırtıcı oldu. Artış trendi hala sürüyor. Demek ki burada işlenen konular daha geniş bir kesime de hitap ediyor. Muhtemelen, bilgisayar ve bağlı teknolojilere yakınlaşmak isteyen öğretmenlerimiz için de -yani “Eğitimcinin Eğitimi”ne de- destek kaynağı olma kapasitesi var.

Her nedense, gözümde hep emekli öğretmenler canlanıyor. Yılların tecrübelerini sonraki nesiller için eğitim sunumları hazırlayarak geçirmekten keyif alacak değerli insanlar. Böyle düşünmek hoşuma gidiyor. Son zamanlarda özellikle onları düşünerek, konuları biraz daha geniş tutmak isteği duyuyorum. Bu teknolojiyle karşılaşan ilk neslin doğal çekingenliğinden daha hızlı sıyrılabilsinler, bilgisayarlarıyla daha sorunsuz, daha cesur ve barışık çalışabilsinler istiyorum. Eğitim sürecinin önemli bir parçası da başarısızlığa dair kaygıları silebilmekle ilgili. Bugünkü yazımız bu amaçlı bir serinin başlangıcı olacak sanırım.

Format ve İmaj

Her yolla bilgisayarınıza sızabilen zararlı yazılımlar henüz yol açmamışsa bile, kurulup kaldırılan, sık sık güncellendikçe çakışmalara yol açan programlarla bilgisayarınız günden güne şişer, iyice yavaşlar sonunda bir gün mutlaka çöker. Bu olduğunda uzun emeklere mal olmuş, çoğu asla eskisi gibi yerine konamayacak çok değerli bilgiler de uçar gider. Bazen de tuhaflıklar hissetmeye başlarsınız. Acaba bilgisayarınızda zararlı bir yazılım sizden habersiz işler mi karıştırmaktadır?

“Formatlamanın” zamanı gelmiştir. En sağlıklı çözüm, dosya ve ayarların yedeklerini aldıktan sonra Windows’unuzu yeni baştan kurmaktır. Farkı gerçekten de hissedersiniz.

Bilgisayara format atmak normalde uzun saatler alan, gayet bunaltıcı, kendisi de bir çok aksiliğe gebe, stresli bir süreçtir. Bu süre, tüm programlar, onların tek tek ayarları ile bende 1,5 gün kadar sürer. Oysa “imaj” ile temiz bir kuruluma sadece bir çay keyfi süresinde sorunsuz kavuşursunuz.

Bir kenarda imajınızın durduğunu bilmenin rahatlığına sahipseniz, bilgisayarınızla her türlü denemeyi korkusuzca yapabilir, çok daha hızlı öğrenirsiniz.

Programların Deneme Sürelerini Uzatmak

İmaj uygulamasıyla çalışmanın avantajlarından biri de,  tam sürümleri gerçekten pahalı olabilen programların ücretsiz ama zaman kısıtlamalı sunulan “deneme sürümlerini” her imaj sonrası yeniden kurduğunuz durumlarda sıfırdan başlatabilmenizdir. Bu şekilde  programları daha uzun süreler kullanabilme imkanınız olur.

Disk klonlama (imaj alma) denildiğinde Acronis True Image, Norton Ghost gibi işlerini iyi yapan programlar işletim sisteminizin bulunduğu disk veya bölümün o tarih itibariyle bire-bir kopyasını (imajını) çıkararak size bu imkanı verirler. (Windows’un “sistem geri yükleme” mekanizması ise imaj ile aynı şey değildir ve asla güvenilmez) İş hayatında bilgisayar odaklı çalışıp imaj almayanları doğrusu çılgın sayarım.

İmajlı veya İmajsız… Şunlara Dikkat !

İmaj alma yöntemini kullanmaya karar verdiyseniz çok dikkatli olmanız gereken konular vardır.

Bir kere her şeyden önce bilgisayarınızda ya birden fazla disk takılı veya eldeki tek disk en az iki bölüme (partition) ayrılmış olmalıdır. (Bilgisayarınız bunlara C,D,E gibi isimler verir. A ve B artık kullanılmayan eski tip disketlere ayrılmış, onlarla birlikte tarih olmuşlardır) Çünkü imajınız ancak sistemin kurulu olduğu bölümden başka bir bölüme yazılabilir. (Gerçi imaj dosyasını boş DVD’lere –böldürerek-  de yazdırabilirsiniz ama benim çok da güvenemediğim bir durumdur. Mutlaka çok kaliteli DVD’ler kullanmalısınız. Çünkü serinin tek parçası bile bozulsa imajın tamamı bozulmuş olacaktır. Daha da kötüsü bunu önceden bilemeyeceksiniz)

Aslında, imaj konusuyla ilgilenmeyecekseniz bile bu “disk bölümlemesini” mutlaka yapmalı ve tüm değerli dosyalarınızı oluşturacağınız o yeni bölümde tutmalısınız. Çünkü sistem çöktüğünde diğer bölümlerdeki bilgiler korunur. Format attığınızda onları yine yerli yerinde bulursunuz. Ek bir disk daha da iyidir. Sistemin kurulu olduğu diskin –donanım olarak- bozulması ihtimaline karşı da güvence sağlar.

Bir bilgisayar diskini bozan en büyük –ve yaygın- hata kasanın ayaklarınızın dibinde duruyor olması ve çalışma esnasında -bir çok insanın yaptığı üzere- ayaklarınızı sallarken dizinizle ona pat pat vuruyor olmanızdır. Çalışmakta olan bir bilgisayar sarsıldığında bilgilerin depolandığı hard diskin bozulma sürecini de başlatmış olursunuz. Bilgileri okuyup yazmak üzere disk yüzeyine saniyede binlerce kez mikron mesafesinde yaklaşıp uzaklaşan manyetik disk kafası bu sarsıntılardan birinde nihayet yüzeye çarpıverir. Önce doğrudan bir şey hissetmeyebilirsiniz ama yüzeye çarpan kafa buradan mikroskobik parçalar koparmış ve onlar da yüzeyin başka başka yerlerine yapışmışlardır. Okuyucu kafa bunlardan birinin üzerinden geçerken bu kez bu nedenle seker ve tekrar çarparak yeni parçalar koparır. Bu süreç giderek artan hızla diskinizin yüzeyini hastalık gibi sarmaya başlar. Sonunda bir gün tüm bilgilerle birlikte diskiniz emekliye ayrılacaktır.

Geçmişte yaşadığım acı tecrübeler ardından, bu nedenlerle benim bilgisayarlarımda birden fazla disk vardır ve bilgilerim daima birden fazla bölümde yedeklenir.

Ek bir bölüm oluşturduysanız (Bir bilene yaptırın) şu çok güzel hareketleri de yapmalısınız: (XP içindir)

“Belgelerim”

Windows oluşturduğunuz her yeni dosyayı –siz başka tercih yapmamışsanız- “Belgelerim” klasörü altına toplar. Genellikle en güncel ve dolayısıyla önemli dosyalarımız buradadır. Bunları biriktikçe başka bölüme aktarmak zamanla tavsayan, ihmal edilen bir iş olmaya başlar. Oysa belgelerim klasörünün otomatikman başka bir bölümde çalışmasını sağlayabilirsiniz. Bunu yaptığınızda, imaj açarken, her defasında unutmadan yedeğini almanız gereken işlerin birinden de kurtulmuş olursunuz. Açılan imaj hangi tarihte alınmış olursa olsun belgelerim klasörünüz en son haliyle karşınızda olacaktır.

C’den başka bir partisyon içinde yeni bir klasör yaratın ve adını örneğin “Belgeler” koyun.
Windows Gezgini’ni açın, “Belgelerim”e sağ tıklayın, gelen menüden ‘Özellikler / Hedef / Taşı‘ komutlarını takip edin. Açılan pencereden taşımak istediğiniz partisyondaki bu yeni klasörü işaretleyip ‘Tamam’ deyin. Windows Gezgini’nde Belgelerim klasörünüz yine aynı yerinde duruyor olacaktır fakat artık tüm içerik başka bölümde ve çökmelere karşı güvendedir.

Mailler

Yine, postalarınızı başka bir bölümde depolanmasını sağlayabilirsiniz. Yalnız bu sadece Outlook Express içindir. Outlook ne yazık ki böyle “depoyu taşıma” imkanı sunmuyor. Ben de sırf bu nedenle Outlook Express kullanmaya devam ediyorum.

Diğer partisyonunuzda adı örneğin “Mail” olan yeni bir klasör yaratın. Programı açın. ‘Araçlar / Seçenekler’ üzerinden ‘Bakım’ sekmesine geçin. ‘Depo Klasörü’ düğmesine tıklayın. ‘Değiştir’ dedikten sonra gelen pencereden yeni klasörünüzü bulup onaylayın.

Bunu yaparak maillerimizin tamamını başka bölümde depolamaya başladık ama “Adres Defteri”ni değil… Onun güncel halini her defasında imajdan önce yedeklemeli ve imajdan sonra yerine koymalısınız. Yukarıdaki büyük düğmelerden ‘Adresler’ yazanı tıklayın. Gelen pencerede ‘Dosya / Ver / Adres Defteri (wab)’ yolunu takip edin. Yine “Mail” isimli klasörünüzü seçin ve işlemi onaylayıp çıkın. (Alırken bu kez ‘Al..’ komutu üzerinden aynı işlemi tersten yapacağız)

Aslında mail hesaplarınızı da tüm ayarlarıyla bir yerlerde yedeklemek gerekir. Outlook Express’te ‘Araçlar/Hesaplar’a gidin. Burada her bir hesap için şu işlemi yapın. Hesabı bir kez tıklayıp sağdaki menüden ‘Ver…’ komutuna basın. Çıkan menüde Mailler için oluşturduğumuz klasörü gösterin ve ‘Tamam’a basın. O hesap bir “iaf” dosyası olarak yedeklendi. İleride -başka bilgisayarda bile- bu hesabı (aynı yöntemle fakat bu kez ‘Al…’ komutuna basarak) oluştumak artık bir kaç tıklık iş.

Favoriler

İmaja geri dönmeden önce internet tarayıcınızdaki favoriler listenizi de almak isteyebilirsiniz. Bunu tarayıcınızın içindeki uygulamalardan yapabilirsiniz fakat ücretsiz FavBackup isimli minik bir program sadece listeyi değil, giriş şifreleri gibi ayarlarınızı da tek düğmeyle yedekleyip açmanızı sağlar. Yedeği alırken üstten ‘Backup’, geri yüklerken  ‘Restore’ sekmesini kullandığınızdan emin olun yeter. Sonrasında tarayıcınızı seçmek ve oluşturulacak dosyanın yerini göstermek kalıyor.

Masaüstü

Bazılarımız masaüstünde dosya hatta klasörler tutmayı tercih edebilir. Bunların da imajdan önce diğer bölüme gönderilmesi gerekecektir. Masaüstünün otomatik yedeği yoktur ve orada dosya tutma alışkanlığından vaçgeçmekte fayda vardır.

Oyun Save’leri

Binbir emekle kazanıp üzerine türlü çeşitli modifikasyonlar yaptığınız Porche’unuzun “bir çay keyfi” süresinde uçup gitmesini istemiyorsanız oyununuzun ‘C / Programlar’ altındaki klasörü içinden ‘Save’ isimli olanını bulup diğer partisyona yedekleyin. Sonra eski yerine koyabilirsiniz. Oyunlarınızı C’ye değil de başka bölümlere kurun daha iyi.

Windows’un, 7 sürümü ile artık –başka bir yazılım gerekmeksizin- beraberinde imaj alma imkanını da getirdiğini okuyorum. Bu çok iyi bir gelişme fakat önce bir süre denenmesini ve tüm özelliklerinin ortaya çıkmasını beklemeyi tercih ederim.

Acronis programı ile imaj almayı serinin sonraki yazısında ele alacağım. Sorularınızı aşağıdaki formu kullanarak iletebilirsiniz.

Sağlıcakla.

Wall Street Institute

9 Comments

  1. ahmet dedi ki:

    slm çok güzel bilgiler vermişsiniz. Anladığım kadarıyla imaj sadece bilgisayarın programları için gecerli. örnek D sürücüsünde bulunan resim, yada dosyalar, görüntüleri kapsıyormu

  2. admin dedi ki:

    Teşekkür ederim. İmaj alma sırasında hangi diskinizi veya bölümünüzü (C, D, gibi) yedeklemek istediğiniz sorulurken bu aşamada D’yi de seçebilir ve yedeğini almış olursunuz. Ama -işletim sistemi içermediği için- bunu zaten sürükle bırak yoluyla veya boş DVD’lere doğrudan yazarak da yapabiliriz. C’nin esprisi, içinde bir işletim sisteminin olması ve diğer yollarla yedeklenemiyor olmasıdır. Yüklü programlar, ayarlar vb. Bunların bir çoğu Windows Gezgini’nde görülemezler bile. Sürükle bırak ile yedeklemek mümkün değildir. O yüzden imaj programlarının kıymeti “işletim sisteminin” yüklü olduğu bölümü yedekleyebiliyor olmalarındadır. (Tabi ille de C’ye işletim sistemi yüklenir diye bir kural da yok. İsteyen D’ye, E’ye de işletim sistemi yükleyebilir)

    Saygılar

  3. ahmet yılmaz dedi ki:

    Paylaşımınız için teşekkürler,gerçekten faydalı ve pratik bilgiler var yazınızda…

  4. tırnak dedi ki:

    paylaşım için tşkler.

  5. Veysel VEYSEL dedi ki:

    tam da aradığım konu… teşekkürler paylaşım için…

  6. Berat dedi ki:

    Bu tip imaj programları hem ücretli oluyor, hem de pc’yi fazlaca yoruyorlar. Windows 7 kendisi bu işi halletmiş gözüküyor. Ama benim gibi 7 kullanmayanlar için hem ücretsiz hem de pc’yi yormayan, az bellek kullanan ve bizzat kullandığım Comodo’nun Time Machine programını tavsiye edebilirim. Program diğer imaj alma programlarından daha farklı bir çalışma mantığına sahip. Windows altında çalışıyor ve pc’nizin anlık görüntülerini (snapshot)kaydediyor. Herhangi bir sorun oluştuğunda almış olduğunuz bu görüntülerden istediğinize pc’yi geri yüklüyor. Yalnız windows’un geri yüklemesiyle bunu karıştırmayalım. Time Machine programı ile görüntü aldığınız anda pc’niz sanki deepfreeze programıyla dondurulmuş gibi bütün yazılımlarıyla, dosyalarıyla birebir fotoğraflanır. Daha sonra yaptığınız bütün çalışmaların sonucunda (bunları kaybetmemek için) tekrar bir fotoğraf almazsanız; eski fotoğrafınıza dönmeniz gerektiğinde sonraki yaptığınız herşey sıfırlanır ve pc’niz o andaki haline döner. Böylece virüsler ya da diğer zararlıların verdiği hasarlarda hiç önemli olmamakta. Pc açılırken windows açılmadan önce Time Machine programının logosu çıkmakta, bu esnada Home tuşuna basarsanız programın seçeneklerinin yer aldığı ekran açılır. Burada restore kısmına tıklayıp kaydedilmiş olan yedeklerden hangisinin zamanına geri yüklemek istiyorsanız onu seçip next diyorsunuz sadece 10-15 saniyede temiz sisteminiz hazır.Programın ana kullanım dili şimdilik ingilizcedir. Programın minimum sistem gereksinimleri ise Intel pentium III işlemci veya üstü, 128 MB RAM.

  7. admin dedi ki:

    Çok iyi görünüyor doğrusu. Berat Bey öneriyorsa biz de öneriyoruz. Elinize sağlık. Berat Bey bunun gibi yazılarınıza bir iki de resim ekleyip bize e-posta ile iletseniz, sizin adınızla makale olarak yayınlasak…

  8. Berat dedi ki:

    Time Machine programı bizde pek bilinen ve kullanılan bir program değil. Tabi programın ana kullanım dilinin İngilizce olmasıda bizim için bir dezavantaj, oldukça özellikli bir program olduğu için Türkçe olmaması programın kullanımını zorlaştırıyor. Programla ilgili detaylı bir Türkçe anlatımda nette bulamadım. Bulduğum vidolarda hep yabancı kaynaklıydı. Bir müddettir Türkçe açıklamalı bir video hazırlamayı düşünüyordum. En sonunda çok amatörce de olsa, programın en azından temel özelliklerini Türkçe olarak açıkladığım bir çalışma hazırlayabildim. Tabi profesyonel video işleme programlarını kullanmayı beceremediğim için çektiğim videonun görüntülerinin üzerine yazı yazabilmek amacıyla (resim editörlerimde basit programlar, yazılarımda kaliteli olmadı) görüntüleri ‘jpg’ formatında kaydedip sonra tekrar videoya dönüştürmem gerekti; bu da malesef görüntü kalitesinin düşmesine yol açtı.Keşke bunu sizin gibi bir profesyonel hazırlasaydı, aslında çok daha iyi olurdu. Videomun linki: http://www.dailymotion.com/video/xkkoco_comodo-time-machine_tech

  9. admin dedi ki:

    Berat Bey’in Time Machine üzerine yazılarını toparlayarak bir makale oluşturduk.
    http://www.egiticininegitimi.net/2011/08/17/okuyucu-yazilari-comodo-time-machine-ile-imaj-almak-berat-gundar/

Yorum, Katkı ve Sorularınız