Örgün Eğitimde Projeksiyon Devrimi ve Eğitimcinin Eğitimi


Müthiş gelişmenin hiç farkında değildim.

Geçen seçimlerde oy kullanmak için gittiğim lisedeki tüm sınıflarda projeksiyon cihazı ve perde görünce şaşırmıştım. Üstelik özel okul falan değildi. Sonra eş dosttan bunun artık iyice yaygınlaştığını öğrendim.

Farkında mısınız, bu aslında büyük bir devrimdir.

Algılama ile konuşma hızı arasındaki fark eğitimde her zaman sorun olmuştur. İnsan beyni dakikada 400-450 kelimeyi algılayabilecek kapasitede iken, konuşmalarda bu sayı 100-150 arasındadır. Bu süre farkı söylenenleri yargılayarak, yanıt düşünerek ve düş kurarak geçirilir. Diğer taraftan, aradaki boşluk dinleyicinin konuşmadan kolaylıkla kopmasına da yol açabilmektedir.

Hepimiz yaşadık, biliyoruz. Lise yıllarımızda derslerde istediğimiz kadar dalıp gitme imkanımız vardı ve yaşımızın gereği bunu sonuna kadar kullanırdık. Dersle bağımız daha başlarda kopar, İspanya’da şatolar kurmaya gider, bir daha da kolayca toparlanamazdık. Bir iki kez dersle bağlantı kursak bile –bu da öğretmenimizdeki bir hareketlenme, ilgisinin sınıfa dönmesi gibi nedenlerle olurdu- sonunda nasıl olsa şatonun bıraktığımız katında bulurduk kendimizi. Bir çoklarımız için sırf bu basit nedenle başarı oranı düşük kalır, eğitim resmen boşa giderdi.

Sınıfla bağımız kopardı çünkü öğretmenimizin sık sık sınıfla bağı kopardı. Çünkü öğretmenimiz sık sık sırtını sınıfa döner, tahtaya uzun uzun bir şeyler yazmak zorunda kalırdı.

Eğitimlerimde açıkça tecrübe ettiğim bir şey var. Katılımcılarınıza yaklaştığınızda, aralarında dolaşmaya başladığınızda tüm dikkatler üzerinizde ve söylediklerinizde oluyor.

Diğer taraftan, bu yazıp çizmeler için harcanan ölü zaman ölçülmüş müdür acaba? Hani maçlarda topun hangi takımın ayağında daha çok durduğunu gösteren yüzdeler verilir ya. Derslerin yüzde kaçında top gerçekten eğitimin ayağındadır?

Bazı filmlerde görmüşsünüzdür. Üniversitede öğretmen tarafından önceden doldurulmuş birden fazla hareketli yazı tahtası vardır. Önce birini önüne çeker, işi bitince arkasını çevirir, onun işi bitince hemen yukarıdakini indirir. Ancak bu yolla dersine kesintisiz devam eder. Hem zamanı etkin kullanır hem de sınıfla bağını koparmaz.

Kolay kolay büyük yeniliklerin yaşanmadığı eğitim alanında bu evrensel sıkıntılarının karşısına işte devrim niteliğinde bir cihaz çıkmıştır. (Projeksiyondan önce tepegözler vardı ama nedense sınıflara girememişti)

Dersleri sıkıcı teorik sohbetler olmaktan çıkarıp, zengin görseller eşliğinde keyifle izlenen belgeseller haline getirme kapasitesi bir yana, bence sınıflardaki o projeksiyonlar asıl bu iki nedenle çok ama çok değerli.

Eğer eğitime katkı yapmak istiyorsanız fakat okul yaptıracak paranız yoksa semtinizin okuluna bir projeksiyon armağan edin. Bence bir derslik yaptırmış kadar olursunuz.

Acaba Milli Eğitim Bakanlığı bu cihazların etkin kullanımı hakkında öğretmenlerine bir bilgilendirme de yapmış mıdır ? (Bilenler katkıda bulunsunlar lütfen) Çünkü bazen olumsuz etki yaratabildiğini daha önce konu etmiştik.

Müfredatı bu cihazlarla sunumlaştırmanın onu ‘lineerleştirmek’ (çizgiselleştirmek) gibi bir küçük sıkıntısı daha var aslında. Bir soru geldiğinde yanıtı bir kaç slayt ileride duruyor olabilir. (Genellikle de öyledir) Hemen cevaplasanız o slaytlardaki görsel zenginliğin sağlayacağı destek boşa gider, sunum düzeniniz bozulur. Yanıtlamasanız olmaz. Böyle zamanlarda sorunun sahibine bunun çok güzel bir soru olduğunu,  yanıtının birazdan geleceğini, sunum düzeninin bozulmaması için hemen yanıtlamayacağımı fakat eğer sorunun yanıtlanmadığını düşünürse tekrar sormasını söylemek zorunda kalırım.

Bazı yenilikler kendi alanlarını baştan aşağı değiştirirler. Sırasıyla tüfeğin, topun, tankın, uçağın, balistik füzelerin icadı ile her defasında savaş denen olgu tepeden tırnağa değişmiş, her şeyin sil baştan kurgulanması gerekmiştir. Projeksiyon eğitimde aynı etkiyi yaratabilir. Artık öğretmenler serbest kalmışlardır. Artık daha fazla zamanları da vardır. Bir kumanda aletiyle muhakkak öğrenciler arasında dolaşmalıdırlar. Hatta artık sınıfların oturma düzenleri buna imkan verecek şekilde baştan ele alınmalıdır.

İnternet’te bir araştırmaya çıktım. Bir çok yerde bu uygulamanın tebeşir tozundan kurtulmak olarak algılandığını okudum. Neyse ki M.E.B’nın Akıllı Tahta – Bilgisayar – Sinevizyon isimli bir yardımcı ders kitabının olduğunu görmek içimi ferahlattı.

Eğitim şart.

Elbette eğitimciler için de…

Wall Street Institute

Yorum, Katkı ve Sorularınız