Kürsü – 1
Varsa tabi…
Bazen ortada sadece bir yükselti vardır.
Bazen o da yoktur.
Bazen alçak bir sehpa bulunur. Eğilip kalkmaktan bir hal olursunuz.
Ama bazen, şık bir kürsünün üzerinde suyunuz, mendiliniz hazır düzenlenmiş sizi beklemektedir
Fakat bu en iyisinde bile…
Neden o kürsüler daima el kadardır Allah aşkına…
Ben diz üstü bilgisayarımı açmak istiyorum, yanında farem için şöyle yeterince alan kalsın, devirmeyeceğim mesafede suyum dursun, yanına kimi kaynaklarımı açarak koyabileyim, getirdiğim ders notları, dokümanlar için yakınımda yeterince yer bulunsun istiyorum.
Ama hayır, hep o “konuşmacı kürsülerinden” bulur ve asla sığışamazsınız.
Kınıyor, protesto ediyor, taziyelerimi sunuyorum : )
Buradan, İnsan Kaynakları Yöneticilerine ve kürsü yapımcılarına sesleniyorum:
“Eğitmen kürsüsü” lütfen…
Masa da olur… Hatta onlardan daha iyi olur.
Bu kürsü – masa konusuna tekrar geleceğiz ama hemen önerimizi yapalım. Bir eğitmen eğitim vereceği yeri mümkünse mutlaka önceden görmelidir. En azından bir – bir buçuk saat erken gidilmeli ve katılımcılar geldiklerinde tüm hazırlıklar tamamlanmış, tüm aksilikler giderilmiş olmalıdır.


Tweet This
Share on Facebook
Digg This
Save to delicious
Stumble it
RSS Feed
















